Matbaa ile ilgili yapılan çalışmalar oldukça eskilere dayanırken matbaanın mucidi olarak Alman bilim adamı Johann Gutenberg kabul edilmektedir. Matbaanın Mucidi Kimdir? Matbaa Nasıl Gelişmiştir? Sorusu birçok kullanıcının merak ettiği bilgiler arasındadır ve Gutenberg’in matbaayı bulmasının ardından dünya genelinde hızlı bir gelişim yaşandığı görülmektedir.

İnsanlığın tarihsel gelişimine bakıldığında İlk Çağ’da kâğıdın bulunması ve Orta Çağ’a gelindiğinde ise matbaanın icadı büyük gelişmelerin yaşanmasında etkili olan unsurlar arasındadır.

Matbaanın icadına kadar olan dönemde elle yazılan eserlerin çoğaltılması mümkün olmazken matbaa ile gerçekleştirilen toplu basımların kültürel, siyasi, sosyal ve toplumsal açılardan da birçok sonuçları olmuştur.

Matbaa Nasıl Gelişmiştir?

Matbaa ile ilgili çalışmaların Gutenberg’den önce yapıldığı bilinmektedir. Uzakdoğu’daki gelişmelere bağlı olarak Çin’de matbaa ile ilgili uygulamaların yapıldığı görülmektedir. Uygurların da bu konuda yaptığı çalışmalar bilinirken Avrupa’da 15.yy’dan sonra matbaa ile ilgili gelişmeler hız kazanmıştır.

M.S 593 yılında ağaç oyma tekniği ile Çin’de matbaa uygulamalarının varlığı bilinirken Gutenberg’in matbaada kullandığı teknik bu yöntemden farklıdır. Gutenberg tarafından geliştirilen tekniğe bağlı olarak birçok gelişme yaşanmıştır.

Osmanlı Devleti’ne 1492 yılında İspanya’dan Engizisyon zulmünden kaçan Yahudilerin sığındığı kaynaklarda yer almaktadır. Bu kişilerin İstanbul’da bir matbaa kurdukları ve ilk olarak da Tevrat’ı bastıkları bilinmekle beraber gayr-ı müslim toplumlar dışında ilk matbaa İbrahim Müteferrika tarafından getirilmiştir.

Matbaanın Osmanlı devletine geliş serüveni ise Lale Devri olarak adlandırılan dönemde gerçekleşmiştir. İbrahim Müteferrika tarafından getirilen matbaa Osmanlı Devleti’nde uzun bir süre rağbet görmemiştir.

1726 yılında Osmanlı Devleti’ne gelen matbaanın itibar görmemesinde dini nedenlerin yanı sıra sosyal şartlar da etkili olmuştur. Okuma yazma oranının az olması toplumsal bilincin oluşmasını engellediğinden matbaa halk tarafından talep görmemiştir.

Bunun yanı sıra hattatlık mesleğinin varlığı, dini çevrelerin baskısı gibi etmenlere bağlı olarak da matbaaya yönelik bir talep oluşmaması söz konusudur.

Avrupa’da 15. Yüzyılda Hollanda’da matbaa teknikleri üzerine gelişmeler yaşandığı görülürken yazılı eserlerin çoğalması birçok gelişmenin de tetikleyicisi olmuştur.

Matbaa olarak adlandırılan uygulamada yazı, şekil ya da resimler çeşitli malzemeler üzerine basılırlar. Bu malzemeler kâğıt, kumaş ya da deri olabilirken bunun dışındaki malzemeler üzerine de baskı yapılabilmektedir.

Günümüzde matbaa teknikleri de teknolojik gelişmelere bağlı olarak şekillenmektedir. Sanayi Devimi ile insan yaşamına makinelerin dahil olması yeni bir dünya düzenini oluştururken el kol gücüne dayalı yaşam biçimlerinin yerini makineler almıştır.

Bu gelişmeler matbaa açısından da hızlı bir dönüşümün yaşanmasında etkili olurken günümüzde bilgi çağına geçişle birlikte matbaa teknikleri de buna bağlı olarak çeşitlenmeye devam etmektedir. Matbaada kullanılan baskı teknikleri arasında dijital baskı, ofset baskı, serigrafi ya da tampon baskı gibi birçok çeşit bulunmaktadır.

Dijital baskılar bilgisayar desteğinden yararlanılarak oluşturulurken ofset baskıda metal üzerine aktarılan mürekkeple baskı işlemi yapılmaktadır. Serigrafi baskı elek baskı olarak da adlandırılan bir yöntemdir ve elekte yer alan sıyırıcı ile baskı işlemi yapılmaktadır.

Tampon baskıdan bombeli yüzeylerde yararlanılırken çukur ya da yuvarlak yüzeylerde de bu yöntem kullanılabilmektedir.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir